kadın kılığındaki yaşlı amca

Cumartesi alışverişdeydim. Dostlar! yüzde yetmiş indirimin hayhuyunda birbirini ezen kadın sürüsüne eklendim. Türk ya da ingiliz, hiç fark yok. indirim dedin mi 72 milletin 72 çeşit kadını gözü dönmüş damızlık boğalar gibi saldırıyor kumaş parçalarına.
Monsoon mudur ne bir mağaza var, oradayken bir baktım yanıma olması gerekenden daha iri hatta epey iri bir kadın yanaştı. ama hareketler de çok nazik. göz ucuyla bakmamla hönk demem bir oldu. ben diyeyim 60 siz deyin 70 yaşında bir amca, makyajını yapmış uzun beyaz saçları fönlemiş, file çorabı, pileli etegi, ceketi broşu çekmiş. küpeler bile tam. Amca mağazadaki kıyafetlere nasıl ilgili, nasıl alakalı ve nasıl kibar kibar bakıyordu, ben kadınlığımdan utandım desem? Alman gülle takımından arkadaşlarım diyebileceğim çeşitli ingiliz tombulları ve ben kan ter içinde mücadele verirken,  suyun üzerinde gezinir gibi nazik elleri ve  bizi görmeyen ve muhtemelen bizim gördüklerimizden başka şeyler gören gözleri ile yaşlı kadın kılığındaki amca, limitin sonsuza uzaması gibi alıverdi aklımı. (ha burada bir parantez açayım, bilime saygılı bir insanım ama şu "limit sonsuza gider" dendiği zaman civatalarım sökülüyor oldum olası matematiğin bu limitten sonraki kısmına saygı duymam, duymadım duyamam da. bana mı geliyor limit? sonsuz ne? anana mı gidiyor? kim görmüş. uydurma hepsi. )
Of neyse..
Ya o amcanın hali içime çok dokundu. hayatından memnun gibi görünen o amca aslında toplumca itilmiş tükürülmüş ve kimsenin tekrar sindirmeye niyeti olmayan bir lokmaydı.  heeeey didaktik olmak istemiyorum ama size şu kadar anlatayım kucağında el kadar bebeyle tek memesi askılı bodysinden dışarı fırlamış 15lik ingiliz semizlerine bile yan gözle bakmayan toplum kadın kılığına girmiş yaşlı bir amcaya sümüklü mendil muamelesi yapıyordu... O amcanın elinden tutmak ve onunla bir kahve içmek isterdim. Hikayeni anlat bana dostum demek isterdim.. Tabi ki yapamadım. Onunla konuşmak yerine dükkandan çıkıp kalabalığa karıştım. Gözümün önünde hala o munis ifadesi ve hiçkimseyi görmüyormuş gibi bakan gözleri var, bir de dans eder gibi kıvrılan nazik elleri. bana normalde "70 yaşındaki adamın kadın kılığında gezmesi" desen "oha sapık" derdim. Ama yakından gördüm tetkik ettim sapık mapık değil, ben önyargılıymışım. bir daha herhangi bir konuda önyargıya kapıldığımı hissedersem o adamın suratındaki ifadeyi anımsayacağım.

6 yorum:

nilufer dedi ki...

kitap klubunde bir tane var. kadin kiliginda degil, kadin, adi falan da kadin adi. ingiltere'de sosyal hizemtlerde calisiyormus, emekli olunca amsterdam'a master yapmak icin gelmis.cok da eglenceli, akilli bir kadin.tek tuk itilmemis ornek cikiyor ama turkiye'den cikmayacagini garanti edebilirim. en azindan memur olamaz. bir de normal diye bir film vardi, cinsiyet degistirenin ailesinin de yasadigi zorluklari anlatiyordu. bu konuyla ilgili ama en cok en cok benim kahramanlarimdan biri olan Martine Rothblatt'in neler yaptigina bak derim.gerci onun hayati o derce renkli, oyle basarilarla dolu ki cinsiyet degistirmis de dislanmamis bir basari bile sayilmaz onda, detay

Eren dedi ki...

Çok ilginç gerçekten!

ege dedi ki...

parantez içiyle güldürdün, post sonuyla düşündürdün.

Aamet. dedi ki...

Yazık amcaya bence de. Ama ne bileyim artık koymuyor bi süre sonra.

Aamet. dedi ki...

Yazık amcaya bence de. Ama ne bileyim artık koymuyor bi süre sonra.

Ebbs dedi ki...

Yurtdisinda yasamak degistiriyor degil mi insani? Cok iyi anliyorum seni. Ben de azinliklara cok farkli bakar oldum, Almanya'da Türk olarak yasamaya basladigimdan beri. Sadece ben Müslüman'im, Almanca konustugumda aksanim var, rengim bir ton koyu diye bana sinir olan insanlar var. Elimde birayla ve özensiz üst basla bir kenara dikilsem sari sac mavi göz kombinasyonuna sahip oldugum sürece kimse yan gözle bakmaz ama bana. Bu arada ne güzel anlatmissin amcayi, gözümün önünde canlandi adeta. Bu sefer gülmekten degil üzüntüden yasardi gözlerim yazini okuyunca.