10 Haziran 2012

İşte bu da öylesine bir Viyana Gezi Rehberi

Viyana nasıl gezilir? Nereleri görmek gerekir?


Ulaşım


Ulaşım çok garip. Bir kere bütün public transport, metro, tramway ve otobüsten oluşuyor ve hepsine aynı bilet. Haftalık biletler saçmasapan bir şekilde yalnızca pazartesiden başlıyor.72 saat, 24 saat, 48 saatlik bilet seçenekleri var. Biz 48 + 72 aldık saçmaladık biraz. Haftalık bilet, 15 euro, 72 saatlik 11 euro gibiydi kişi başı. Yalnız şöyle bir şey var biz 1 hafta gezdik 1 defa bile bilet kontrolu görmedik.Giriş çıkışlar açık olduğu için biletsiz çatır çatır binebilirsiniz. Binerken bileti okutup validate etmeniz lazım ama dediğim gibi gişe yok. Tabi ki, adamların sizin iyi niyetinize güvenerek kurduğu bu sistemi oraya turist olarak gitmeyi göze almışsanız kabul etmeniz ve buna tenezzül etmemenizi dilerim. Ama bizim geçtigimiz 1 hafta boyunca 1 defa bile kontrol görmedim, kontrolde yakalanırsanız cezalar çok çok yüksekmiş. Haftalık bilet pazartesiden başladıgı için tatile pazartesi başlamanız bir sebep olabilir :)


Nereleri gezelim?


Üzücü, ama Viyanada bütün müzeler paralı malesef.

1- Innere Stadt ve Ringstrasse komple gezilmeli, şunlar tek tek görülmeli: Stephensdom, PetersPlatz, Graben Strasse, Kartner Strasse, Avrupanın ilk kedi kafesi Cafe Neko, Hofburg Sarayı ve ilginizi çekerse içindeki Spanish Riding School & Sisi Museum, Albertine, Volksgarden, Rathaus, Parlamento Binası, Burgtheter, Stadts Oper,Burggarden, Museum Quarter ilk aklıma gelenler.

Hofburg zaten çok büyük, Graben sokağından geçip ona doğru yürüyorsunuz, Bütün binaları ve heykelleri inceleye inceleye buradan geçip, yürüyün. Karşınıza Museum Quarter gelecek. sağınıza Volksgarden..nasıl gezmek isterseniz geziniz.


İlk gün InnereStadt'a gidilmesi gerek. Burası 1. Viyana denen şehir merkezi. StephansPlatz metro istasyonundan çıkın, Stephenspdom  denilen katedrali görün. İçine girmek ücretsiz buyrun gezin. Burada yapılacak en güzel şey sokakları karış karış gezmek oldu benim için. Kafeleri binaları inceleye inceleye, harita üzerinde yerimizi röntleyerek Innere Stad'ın sokaklarını karış karış dolaştık.


PeterPlatz ın içine de girmek bedava olduğundan mutlaka girin bakın, şahane süslü bir yer.


Bu da Stephensdom'ın içi, buna da giriş ücretsiz.


Stephenplatz'ın yanıbaşında, Vienna'nın meşhur pastane zinciri Aida bulunuyor. Burada Apfelstrudel ve SacherTorte yiyebilirsiniz. İkisi de dilimi 2.9 euro. Sacher Torte aslında Sacher otelinden ismini alıyor, dilerseniz o da InnereStadt kısmında ve orada gidip yemesi 4.5 euro




Kartner strasse ve Graben Strasse civarına akşamüstü muhakkak gidin, sokakta müzisyenler canlı müzik yapıyorlar, dinlemesi çok keyifli.

Stephensplatz çok heybetli, fotolara sığamıyor..

InnereStadt da bir yahudi bölgesi var, Jewish Quarter deniyor. biz burayı epey gezdik, içinde kapalı çarşıları falan var ama çok pahalı! 



Anker Clock da arasokaklardan birinde, ama bunu saat 12 de görmek gerekiyor, hareketleri için :)


Efendim VolksGarden'a doğru yürüyerek, Rathaus'u görmeye gidiniz..Volksgarden ufak ve güllerle donatılmış bir yer.


Rathaus- şehrin kalbi. Festivaller, canlı müzik, her şey, akşam rathaus önünde.

Burggarden

Hofburg mu Albertine miydi burası, şimdi karıştırdım.


Burası tam Hofburg 'un önünden çekildi, Michael Platz denen kilise şu sivri olan


Parlamento binası

Rathaus gece

Hofburg önü

uzaktan görünen Hofburg burası Volksgarten

Hitlerin çıkıp konuştugu kısım


Akşam yemeğini ekşi sözlükte bile namı yürümüş olan Figlmüller'in özel Schnizel'i şeklinde yiyebilirsiniz. Bu adam fi tarihinden beri burada bu özel tarifi yapıp satıyor, çok meşhur. 



2- Schonbrunn Sarayı


Burası çok büyük, sarı bir saray ama asıl numarası koskocaman bahçesi. Müthiş büyük bir bahçesi var, heykeller, havuzlar ve güllerle süslü. Tiergarden yani bir hayvanat bahçesi var, giriş 13 euro. Avrupanın en eski hayvanat bahçesi imiş burası. Viyanadaki tüm saray ve müzelerde olduğu gibi, Schonbrunn içerisinde fotoğraf çekmek yasak.


Sconbrunn çirkin bir yapı bence ama bahçeleri çok güzel..




3- Belvedere - Prince Eugen in evi

Aslında burası saray değil Türkleri 2. Viyanada yenen Prince Eugen in evi, kendisinin kral olmak istemediğini 4 kral yaptığını anlattı müzedeki görevli. 10 yaşındaki bir çocuk gibi sıska ve kısa boylu bir adammış, asla evlenmemiş ama Avusturya'nın gördügü en güçlü savaş adamıymış. Belvedere, yani adamın evi, 2 kısımdan oluşuyor Upper Belvedere ve Lower Belvedere. Upper da Egon Schiele Gustav Klimt gibi muhteşem sanatçıların portrelerini görmek mümkün.

İçeri giriş paralı ve İçeride Fotoğraf çekmek yasak! Biz hem lower hem upper part ı gezdik ve kişi başı 17 euro verdik. Bir yer daha vardı, orada hiç ilgimizi çekmeyen Modern sanat eserleri varmış, onu salladık.

upper belvedere görünümü

4- Stadspark, Prater 
Stadspark ise müzisyenlerin heykellerinin bulunduğu bir yer, Strauss un aşagıdaki heykeli pek meşhur


Prater de bildiğin yeşil alan, gidip görmek isterseniz, sabahtan güneşli bir gün giderek piknik yapılabilir. epey geniş bir yeşil alan ama ingilterede yaşayan bizler için çok numarası olmadı, malum orada her yer yeşllik

5- Hundredwasserhaus


bu garip bina adını mimarın soyadından alıyor, epey ilginç resimden pek anlaşılmıyor cidden gidip görmek lazım :) içinde insanlar yaşadıgı ve özel mülk oldugu için içini gezmek yasak, ancak dışında dilediğiniz gibi durup bakabilirsinzi, beleş.

6- Museum Quarter

Dünyanın her yerinde aynı olan Natural History Museum ile kombinlenmiş, 3-4 tane daha müze var burada, adlarını unuttum. Açıkçası güzelim şehri ve sokakları gezmek varken müzeler ilgimizi çekmedi,  hem de ücretli olunca pas geçtik. Bedava olan müzeleri bile gezerken sıkılıyoruz biz, karı koca bir kekoluk var bizde sanırım. Müze seven biri için Viyana bir cennet..

7- Burgtheater ve stadsoper

StadsOper en büyük opera binası, Burgtheater aşagıda resmi olan Tiyatro binası, şansımıza Viyana Festivali kapsamında Usta ve Margarite (The master and margarita) oyunu ingilizce olarak gelmişti, sadece 1,2 ve 4 haziranda oynuyormuş biz de kısmet oldu ve izleyebildik

Eger opera istiyorsanız sakın sahte mozartlardan almayın, 3-4 euroluk standing ticketlar oluyor, onlarla izleyin. Metroda karşılaştıgımız bir kaç viyanalı bize sürekli bu şekilde yaptıklarını anlattılar, oyun başlamadan 1-2 saat önce gidip gişede bekliyor ve 3-4 euroluk ticketları kapıyorsunuz. biz gişeye gidip sordugumuzda 125 euro dediler koltuklu bileti!! (bu dediğimiz StadsOper için geçerli)

Burgstheater..

Usta ile Margaritayı şu gördügünüz mesafeden 15 euroluk biletlerle izledik, şahaneydi...Mehmet hayran kaldı ve Londra'da da tiyatroya daha sık gitmeye karar verdik. (evet şu ana dek hiç gitmedik, daha sık değil gitmeye karar verdik desem daha doğru)


Viyana'da alışveriş yapabilir miyim, Türkiye'ye ne hediye götüreyim?

Her şeyden önce viyana kesinlikle bir alışveriş şehri değil. MariaHilf diye bir ana cadde var, bir de Kartner Strasse var ama ilki hem ucuz hem dandik ikincisi de uçuk fiyatlarla dolu iki yer. Semt pazarları bile ihraç fazlası markalı giysilerle dolu tekstil cenneti ülkemiz varken oraya gidip kılık kıyafet alışverişi etmeye hiç gerek yok. Ayrıca, zaten Avusturya öyle üretimin şahlandığı bir yer olmadığı için alışveriş etmek saçma, ancak güzel kekleri pastaları yiyeceksiniz :)

Magnetlerin en ucuzu 3.5 euro idi malesef. Londra'da bile 3 ya da 4 tanesini 5 pounda bulurken burada uyduruk bir magnete 3.5 euro vermedim, kusura bakmasınlar. Hediyelik olarak viyana'nın en meşhur keki SacherTorte'nin bütün bir halini, kutusuyla havalimanında Duty Free'den 19 euro ya alabilirsiniz, genel olarak çok pahalı bir şehir olduğundan bana o uygun geldi. Hem de ananız babanız Viyana pastası tatmış olur, ben çok beğendim :)

Gezi Kitabı alayım mı?

Bütçeniz kısıtlı ise, Gezi kitabı almanıza aslında çok gerek yok, Viyana'ya gider gitmez gayet merkezde olan Turist Information Centre'a gidip gayet detaylı Viyana haritaları alabilirsiniz. Ama tabi ki, dilerseniz kitap alırsınız ve sarayları gezerken tarihi detayları da keyifle okuyabilirsiniz. Ben Eyewitness Travel'ın Top Ten Vienna ve AA Cty Pack aldım, özellikle nerede ne yemeli, neyin tadına bakmadan dönmemeli, hangi heykeli muhakkak görmeli, vıyy Hitler hangi balkona çıkıp konuşmuş, hangi müzede hangi tabloları illa ki görmeli gibi detayları okuyabilirsiniz, artı dediğim gibi bahçeleri sarayları gezerken tarihi detayları okumak da güzel oluyor, ne de olsa bizim Osmanlımız gibi koskoca bir Avusturya Macar imparatorluğu varmış zamanında...

Aklımda kalanları parça parça yazmaya çalıştım, bunun dışında Viyana, bolca türk, şehr merkezi dışında sokaktaki köpek bokları, suratsız hizmet sektörü çalışanları ve sigara içen insanlarla dolu bir yer olarak aklıma kazındı.


Dipnot: Almancam olmadığı için yer isimlerini bir kaç harf yanlış yazıp saçmalamış olabilirim, affola.

11 yorum:

Adsız dedi ki...

bu gezi postları güzel oluyor. ben de gezip görmüş kadar oluyor ve altlarındaki yorumları okurken acayip eğleniyorum. Viyana'ya gelince hiçte benim hayal ettiğim gibi değil Viyana anladığım kadarıyla. ulaşımından tut alışveriş kültürel olaylar vs vs.. olmadı bu :((

Adsız dedi ki...

Çok teşekkür ediyorum, çok güzel yazmışsınız emeğinize sağlık. Siteyi kopyalıyacam ve Ocak sonu Şubat başındaki 10 günlük gezimizde yazdıklarınızdan yararlanıcam. Bu arada samimi bir dille, içinizden geldiği gibi yazmanız çok hoş olmuş. Özellikle de "daha sık tiyatroya gitmekten" bahsettiğiniz kısımda. :) Bakalım karda kışda Viyana'yı biz nasıl bulacağız?. (Ben, eşim ve 2 yaşındaki kızım)

Merope dedi ki...

Umarım çok iyi vakit geçirirsiniz :) atkı bere eldiveni eksik etmeyin de :D

Mona-me-Lisa dedi ki...

çok yararı olucak gibi notlarımı aldım çok teşekkürler:)

Adsız dedi ki...

Biraz farklı bir dille anlatmışsınız... Okurken zevk aldık. Teşekkür ederiz.
Bu hafta sonu bir kaç günlüğüne bulunacağım Viyana'da. Eğer bir izlenimim olursa sizinle paylaşmayı düşünüyorum. Benim de Almancam yok ama ortak bir dil buluruz inşallah :)

Hayret dedi ki...

Cok guzel hissettirmissiniz viyana gezinizde yasadiklarinizi..fiyatlara kadar..tarih ben mi goremedim bilmiyorum..ne zmndi geziniz bilemedim..sonuc olarak bu haftasonu viyana gezimizde cok yardimci olacak bilgileri edinebilmekten dolayi size cok tesekkur ederim. Levent..

Burcu dedi ki...

Keşke viyanata gitmeden önce okusaymışım bu postu. Yanarımda yanarım 72 saatlik metro bileti aldığıma yanarım. Tek bir kez bile kontrol olmadı bize de :)

ibrahim ersahin dedi ki...

Burcu hanım bu kadar kötü niyetli olmayın. Yabancılar kontrol edilir diye değil alınması gerektiği için alıyorlar...Zihniyet farkı işte...Boşu boşuna oraları görüp geliyorsunuz. İbret alın biraz...yazık

Adsız dedi ki...

ibrahim bey gitmeyin burcu hanımın üstüne bu kadar, siz hayret bey yada hanımın anlaşılabilirlikten uzak mesajınada, adsızın tr için 2 gün olan haftasonunu birkaç güne çıkaran kavramına, Mona-me-Lisa'nın virgül kullanmadığı için her an anlamı değişebilecek yazısına da laf söylersiniz şimdi.. ayıp ayıp :P

Davy Jones dedi ki...

ben 2 hafta once gıttım vıyanaya ve cok guzeldı gercekten cok sevdım. ve her turk tatılcının olay gerı donuste sevdıklerımıze hedıye amacıyla hediyelık esya ıcın gezıyordum ve aklıma magnet geldi. cok severım anlamlı ve yer kaplamayan bir hediye ama gercekten pahallıydı 5 euro en basıt magnet normalde tam 2 tane alıyım sevdıklerıme verırım derken karlsplatz merkezınde bulunan opera pasajı adlı metro pasajının icinde opernring kısmında Zohre Ana dıye bıryer gordum magnet 2 euroydu tabak bardak hedıyelık bır cok esya yarı fıyatınaydı hatta daha ucuz denilebilir ılgılenen oraya gıdebılır gercekten doldurdum cantamı magnet ile :)

londranotlari dedi ki...

"Viyana, bolca türk, şehr merkezi dışında sokaktaki köpek bokları, suratsız hizmet sektörü çalışanları ve sigara içen insanlarla dolu bir yer olarak aklıma kazındı."

Bu kadar olur, aynı şeyleri düşünüyoruz! Garsonlar dövecek gibi di mi? Kahve ve kafeler harika tabii! Londra'da eksik olan şey...