Ben uzun süredir otobüse binmiyorum. epey olmuş yani onu anladım geçen haftaki binişimde.
Memoyla alsancaga gidiyoruz, ben SharePoint konferansına gidiyorum o iş yerine gidecek, birden şoför ve yandaşının konuşmaları çalındı kulağımıza.
şoför bey amca diyor ki: amerikalılar aslında ozon tabakasını tamir edebiliyor. adamlar yolunu bulmuş.. ama işlerine gelmiyor ki! ne zaman isterlerse o zaman yapacaklar. (içses: yok abi sadece kendi taraflarını tamir edecekler!)
karşısındaki abi de coşkuyla onaylıyor...
mehmet: ya birkaç usta da biz gönderseydik şu tamire.. ben : **koooop**iptal** insert "etraftaki teyze ve amcaların kınayan bakışları " here
fakat o da ne? söforun karşısındaki abi (ş.k.a)ozonu da geçti uzaya çıktı
ş.k.a: oglum bunlar uzayla baglantılı uzayla.. bu domuz gribini bile uzaydan gönderiyorlar.
ş: evet abi, kesin zaten. *** bizi kandırıyorlar, ülkemizin ırzına geçtiler, hepimizi dömelttiler, tüm bunlar hep yalan, bir çok komplo teorisi daha *** mealinde bla blalar..
yok ya, ben vatandaşımızın fantastik iç dünyasına mı hayran olayım, yoksa 50 kişinin önünde tüm bu düşünceleri bagıra bagıra anlatacak seviyede bir özgüven taşımasına mı bilemiyorum..
Öyle dandirik bir ruh halindeyim ki habire david bowie dinliyorum. erkek olsam ibne olmuştum yeminle.
buraya mallar gibi, çok sıkılıyorum öfff aarrgh yazmak hoşuma gitmiyor ama zatan 4 gündür ses çıkmıyor benden, çünkü daralıyorum, darlanıyorum, böyle olmaması gerekirdi. bu işte bir yanlışlık var!!
2009 da 2008 de boktan dı benim için vasattı, lütfen 2010 güzel olsun. benim gibi gözlerini kapatıp kendini lütfen lütfen nolur Allahım diye sıkıp da dua edenler, işallah sizin de dilekleriniz kabul olur, valla.. ne diyim. işimiz Allah'a kaldı belki de.
Kedili Cadı nın bu yazısını okuyun lütfen. Mide bulandırıcı resimler yok, sadece iç burkan bir vahşet hikayesi var. hayvanlar üzerinde nasıl deney yapıldıgını anlatıyor..
bu liste UK için olsa da eminim türkiyede bulunan bazı markaları da içerecektir. Örnegin LUSH mevcut, artık bütün şampuan ve sabunlarımı ordan alıyorum.
lütfen bunu paylaşın. hayvanlar deney laboratuarlarında, cansız birer eşyaymış gibi ölmesin.
bundan sonra, o çok ayılıp bayıldıgım parfümleri de almayacagım..
Sadece cruelty-free parfümlerden kullanacagım. bildigim kadarı ile body shop böyle. daha fazlasını araştırıp paylaşacağım
haftalardır çarşamba günleri beynime inen darbenin nedenini araştırıyordum, yaprak dökümü fragmanına bakmak için girdigim yaprak dokumu official site da gördügüm bir mesajla hem kendimden geçtim hem de aydınlandım.
are you enligthened sister??
kimse yaprak dökümünü izleyenlere meni olamaz hain kumral.
inan aşk-ı memnu izleyenler bile olamaz. aa bu arada aşk-ı memnınun kitabı çıkmış duydun mu kumralım. ha ama pardon unutmuşum biz YD iciz. öööööö yaprak dökümü forever!
allah cezanızı versin lan sizin. manyak mısınız? hele bir alttaki yoruma bak. hadi tekrardan vazgecmis!!!
naptın ihsan..naptın..
ihsaaan salıcam hayriyeyi üstüne ihsaan.oglum girmeyin lan şu yorumları, yeter kendi milletimden soguttunuzz lan beni.
Bu sabah, bu korkunç sıfatı yani "enerjisi yüksek" sıfatını kullandıgımı farkettigimde, bir bismillahirahmanirahim çektim.
bana ne oluyordu?
enerjisi yüksek ne demekti? termik santral gibi bişey mi?
enerjisi çok yüksek.. deyince, benim aklıma ilk etapta karı isteriiiim diye dolaşan atom karınca tipli biri geliyor. belki ben fesatım. ama yok, rica ediciim, benim enerjim yüksek degil.
sevenlerim.. sözüm size.
Sakın ola ki benden "enerjisi yüksek biridir" diye bahsetmeyin :((