D&R da battle chest görmemle direk almalıyım olmuştum nitekim aldım ve Wow a başladım. draenei hunter level 11 im şu anda. bodoslama seçip girdim resmen :) ability lerden de önüme geleni keko gibi ekledim bir de ingiliz beyefendisi arkadaş buldum kendime grup olduk oynuyoruz. vallaha dun 11 den sabah 5 e kadar kendisi ile koşturduk durduk canavar teptik.
bunun dışında araba konusunda fikrimiz benim anti kullanım becerilerimin ortaya çıkışından sonra 180 derece değişti ve şimdilik ben öğrenene kadar sağa sola rahat rahat sürtebilecegim 15-16 bin tl lik elden de kolay çıkarılabilecek bişey almaya karar verdik herhalde 1-2 gün içinde alırız.
diyetisyen maşallah çok iyi gidiyor, 2 haftadır salladıgım hormon testlerine bu hafta gidiyorum :(( 2 defa kan vermem gerekecek yiikkk
neyse işte benden haberler böyle. bu aşagıdaki de wow daki karakterim
Adı yxunomei hatırlayan hatırlar icewind de yılanımsı bişeydi kendileri, boss tu
bunun dışında araba konusunda fikrimiz benim anti kullanım becerilerimin ortaya çıkışından sonra 180 derece değişti ve şimdilik ben öğrenene kadar sağa sola rahat rahat sürtebilecegim 15-16 bin tl lik elden de kolay çıkarılabilecek bişey almaya karar verdik herhalde 1-2 gün içinde alırız.
diyetisyen maşallah çok iyi gidiyor, 2 haftadır salladıgım hormon testlerine bu hafta gidiyorum :(( 2 defa kan vermem gerekecek yiikkk
neyse işte benden haberler böyle. bu aşagıdaki de wow daki karakterim
Adı yxunomei hatırlayan hatırlar icewind de yılanımsı bişeydi kendileri, boss tu
status message: kuduz gibi bekliyor
- Mart 22, 2010
- By Ova (Excuse My Reading)
- 11 Comments
evettt!
nihayet kutsal oyun Tekken 6 yı aldım ve delicesine gelmesini bekliyorum. sendit com a "saygılar abi" demek istiyorum, gelsin artık -bakın bir daha dedim-
yeni karakterleri deli gibi merak ediyorum..zafina'yı mesela!
dövücem oglum hepimizi. ( tek rakibim kendim diyen insanlar vardır ya, onları çuvala koyup denize atma isteğimin depreştiği histerik bir anıma denk geldi o yüzden hepimizi yazdım )
sanırım nine bile olsam bilgisayar/video oyunlarının kölesi olmaya devam edecegim.
sevgiler,
donut
Oynadık ve Unutamadık: Disciples 2 Dark Prophecy
- Şubat 19, 2010
- By Ova (Excuse My Reading)
- 4 Comments
en eski geyiğimizdir. 3d çıktı mertlik bozuldu arkadaş. insanlar sadece grafikleri üzerinden konuşuyorlar oyunları artık. "o oyunun grafikleri berbat!" veya "grafikleri süper" oyun denince ilk edilen kelam oluyor.
Ben çok geri kafalıyım bu konuda. İşte bu gerici düşüncelerime sıkı sıkı, sımsıkı sarılmama neden olan oyunlardan biri de, Disciples 2 Dark Prophecy dir.
Ayrıca kendilerinin, Rise of Elves / Guardians of Ligth/ Servants of Dark isimli Exp. pack leri de mevcuttur.
Oyunu bugün bile müzikleri ile ürpererek hatırlıyorum. Karanlık, tarihten kopuk, başı boş bir dünyada, 4 ayrı kale vardı.
Karı ve buzu yaymaya Azimli cüceler ve kuvvetli devleri... Mountain Clans
Cehennemden çıkmış yaratıkların doluştuğu, alev ve lav saçan şeytani Legions of the Damned
Oyundaki façası düzgün yaratıkların toplaştığı, temiz hristiyan bebeler: The Empire
Veee topraktan çıkmış cortlak ölülerin yığın yığın kımıldaştıgı: Undead Horde
Banshee vardı Horde da, "yes master" diye oratoryo şeklinde konuşurdu. cıvıl cıvıl, ama ürpertici.
Haritada gezerken tekinsiz bir müzik çalar, insanın içini kasvet doldururdu..
Be hey, ne günlerdi!
Youtube'dan aratıp müzikleri dinlemenizi tavsiye ederim. Vaktiniz olursa, Gallean, Mortis ve Solonielle öyküsünü de okuyun ;) çok net anımsamıyorum, o yüzden yazamıyorum.
Ben çok geri kafalıyım bu konuda. İşte bu gerici düşüncelerime sıkı sıkı, sımsıkı sarılmama neden olan oyunlardan biri de, Disciples 2 Dark Prophecy dir.
Ayrıca kendilerinin, Rise of Elves / Guardians of Ligth/ Servants of Dark isimli Exp. pack leri de mevcuttur.
Oyunu bugün bile müzikleri ile ürpererek hatırlıyorum. Karanlık, tarihten kopuk, başı boş bir dünyada, 4 ayrı kale vardı.
Empire kalesinden cıvıl cıvıl mutlu bir gün
Karı ve buzu yaymaya Azimli cüceler ve kuvvetli devleri... Mountain Clans
Cehennemden çıkmış yaratıkların doluştuğu, alev ve lav saçan şeytani Legions of the Damned
Oyundaki façası düzgün yaratıkların toplaştığı, temiz hristiyan bebeler: The Empire
Veee topraktan çıkmış cortlak ölülerin yığın yığın kımıldaştıgı: Undead Horde
Banshee vardı Horde da, "yes master" diye oratoryo şeklinde konuşurdu. cıvıl cıvıl, ama ürpertici.
Haritada gezerken tekinsiz bir müzik çalar, insanın içini kasvet doldururdu..
Be hey, ne günlerdi!
ahanda oyunun ilk giriş ekranı
Legions of the Damned kalesinden bir abimiz, hörmetler kendisine.
mountains clan'dan cücü abi, iddialı bir mesaj gönderiyor! uu beybi..
Kısaca şahane oyundu..
İçi dolu doluydu
Şiirsel bir yanı vardı lan!
O bansheelerin, archangel'ların, demonların dürttüğünüzde nasıl seslendikleri, hala aklımda.
be hey yavrum :)
bana disciples 2 oynatacak iddialı DM arasam mı acaba?
biz Wii aldıgımızda wifit yok idi! yurtdısından almak istedim aslında ama gümrük korkusu artı nasıl taşırım sokarım korkusu ile beceremedim.
neyse dün wii fit aldık! gerçi suanda wii fit plus diye geçiyor. içinde yoga, aerobik, jogging, bir sürü salak saçma oyun, step hatta kung-fu bile var. henuz sadece 46 dakika oynadık ama oyunların hepsini göremedim, 4 te birini bile göremedim.
kesinlikle tavsiye ederim. yani benim gibi çalışan ve kilo sorunu olan biriyseniz ve işten eve gelip spora gidemiyorsanız kendi aerobik hocanızı tutmak gibi bişey oluyor.. tabi çok büyük bir görsellik beklemeyin, wii asla playstation oyunları gibi süper grafiklere sahip olmadı olamayacak da. ama canlı renkler, grafikler çok kompleks olmasa da wii nin sensörlerinin aşırı ve inanılmaz derecede hassas oluşu onu cazip kılıyor.
oynadıkça adamlar yapmışlar ya dedik. bugun 46 dakikada toplam 150 kcal civarında yaktım.
girince mii niz ile kendinize profil oluşturuyor ve wii fit plazadan mii yi seçip önce bir body test e tabi tutuluyordunuz. balance board animasyonu size kendini tanıtıp bilgilerinizi alıyor sizi ölçüp ideal kilonuzu söylüyor. kendinize bir program çıkarıyorsunuz. mesela ben 2 haftada 2-3 kiloluk bir kilo kaybetme hesabı yaptım. sizi her çıkışınızda takip ediyor, kilo almışsn vermişsin muhabbeti yapıyor, grafiginizi çıkartıyor..
kötü olan tek şey kilogram ve santimetre yerine feet ve lbs olarak alıyor verileri :) ama onun için de 1 kereligine google larsanız olur biter.
benim asıl koptugum sey de şu; dengenizin olması gerektigi yeri gösteren kırmızı bir nokta var. insan agırlıgını hep bir tarafa verirmiş gibi bir geyik yapıyor ve omurga sorunu yaşamamanız için dengenizi bulmanız gerektiginden bahsediyor.
benim agırlık merkezim popomda! popomu nereye hareket ettirdiysem kırmızı nokta o yana gitti, gülmekten öldüm... popom beni ele geçirdi :DD bunlar da mı gelecekti başıma?
neyse dün wii fit aldık! gerçi suanda wii fit plus diye geçiyor. içinde yoga, aerobik, jogging, bir sürü salak saçma oyun, step hatta kung-fu bile var. henuz sadece 46 dakika oynadık ama oyunların hepsini göremedim, 4 te birini bile göremedim.
kesinlikle tavsiye ederim. yani benim gibi çalışan ve kilo sorunu olan biriyseniz ve işten eve gelip spora gidemiyorsanız kendi aerobik hocanızı tutmak gibi bişey oluyor.. tabi çok büyük bir görsellik beklemeyin, wii asla playstation oyunları gibi süper grafiklere sahip olmadı olamayacak da. ama canlı renkler, grafikler çok kompleks olmasa da wii nin sensörlerinin aşırı ve inanılmaz derecede hassas oluşu onu cazip kılıyor.
oynadıkça adamlar yapmışlar ya dedik. bugun 46 dakikada toplam 150 kcal civarında yaktım.
girince mii niz ile kendinize profil oluşturuyor ve wii fit plazadan mii yi seçip önce bir body test e tabi tutuluyordunuz. balance board animasyonu size kendini tanıtıp bilgilerinizi alıyor sizi ölçüp ideal kilonuzu söylüyor. kendinize bir program çıkarıyorsunuz. mesela ben 2 haftada 2-3 kiloluk bir kilo kaybetme hesabı yaptım. sizi her çıkışınızda takip ediyor, kilo almışsn vermişsin muhabbeti yapıyor, grafiginizi çıkartıyor..
kötü olan tek şey kilogram ve santimetre yerine feet ve lbs olarak alıyor verileri :) ama onun için de 1 kereligine google larsanız olur biter.
benim asıl koptugum sey de şu; dengenizin olması gerektigi yeri gösteren kırmızı bir nokta var. insan agırlıgını hep bir tarafa verirmiş gibi bir geyik yapıyor ve omurga sorunu yaşamamanız için dengenizi bulmanız gerektiginden bahsediyor.
benim agırlık merkezim popomda! popomu nereye hareket ettirdiysem kırmızı nokta o yana gitti, gülmekten öldüm... popom beni ele geçirdi :DD bunlar da mı gelecekti başıma?
işte böyle agırlık merkezini gosteriyor kıpırdadıkça o nokta degisiyor, benimki de yukardakinden 5-6 cm daha asagıda, ve popomu nereye kımıldatırsam o nokta oraya gidiyo :DD
neyse işallah zayıflamayı umuyorum artık wii fit plus ile!
Ekleme:
bir kaç soru geldi de, wii fit ve wii ile alakalı FAQ gibi olsun şöyle bir:
Wii fit / Wii fit plus olarak gördüğüm paket nedir?
Wii fit, step tahtası benzeri ancak elektronik olan, 150 kg ya kadar destekleyen yassı bir "balance board" ve bu board un özelliklerini kullanarak oluşturulmuş oyunları içeren bir CD den oluşan bir pakettir.
Wii almadan Wii fit kullanabilir miyim?
Hayır. Wii fit pakedini kullanmak için bir Wii + wii yi kumanda etmeye yarayan wiimote ve nunchuck isimli 2 aletinizin olması gerekir. Yani wii niz yoksa, wii fit almayın. (D&r dakiler bize de sordular, tek bunu alıp giden sonra çalıştıramadan gelenler çok oluyormuş :D )
başka sorunuz olursa comment ile sorabilirsiniz cevap veririm!
çoğu hidden object game olan, minnak minnak oyunlarla ilgili daha önce de postlar yapmıştım. Bigfishgames.com dan indirilebilen; bedava 1 saat oynanan ve daha sonra satın alınan bu mini mini oyunların içinde bir tanesi var ki gönlümüzdeki yeri ayrı.daha sonra muadili olma iddiasında burger shop gibi tırı vırı oyunlar çıksa da hiçbiri onu tahtından edemedi...
bu oyun ne mi? tabi ki, birbirinden leziz kekler ve renkli renkli yummy icing leri, her biri adeta bir biblo güzelligindeki süslemeleri ve abuk müşterileri ile cake mania!! cake mania öyle bir oyun ki, 4 tanesi çıktı bunun, evet 4! yani en son dördüncüyü görünce gözlerime inanamadım çünkü geçmişe ve geleceğe yolculuk edip çeşitli dönemlerde kek satıyorduk 3. oyunda, ve şahaneydi. yukarıdaki screenshot örnegin çin imparatorlugunun sanıyorsam ming hanedanı döneminde ekmek paramızı kazanırken görüntülüyo bizi keyk manyada.
Efendim leziz bir şekilde dördüncü oyunu da oynadım oynamasına ama 3. oyunun tadını alamadım.gene de başarılı bir zaman öldürgeci. kafamı dagıtayım diyorsanız oynayın.. bir de bu oyunların güzelligi şudur ki örnegin kompeks oyunları bırakıp sonra geri döndügünüzde neydiniz, ne oldunuz hatırlamanız gerekir.. oysa cake mania ve benzeri oyunları isterseniz bir sene sonra oynayın hiçbişey hatırlamanız veya sürdürmeniz gerekmez, bu yüzden galiba dash game diyorlar bunlara :) bir başladın mı çekirdek gibi, bırakamıyorsun :)
bu oyun ne mi? tabi ki, birbirinden leziz kekler ve renkli renkli yummy icing leri, her biri adeta bir biblo güzelligindeki süslemeleri ve abuk müşterileri ile cake mania!! cake mania öyle bir oyun ki, 4 tanesi çıktı bunun, evet 4! yani en son dördüncüyü görünce gözlerime inanamadım çünkü geçmişe ve geleceğe yolculuk edip çeşitli dönemlerde kek satıyorduk 3. oyunda, ve şahaneydi. yukarıdaki screenshot örnegin çin imparatorlugunun sanıyorsam ming hanedanı döneminde ekmek paramızı kazanırken görüntülüyo bizi keyk manyada.
Efendim leziz bir şekilde dördüncü oyunu da oynadım oynamasına ama 3. oyunun tadını alamadım.gene de başarılı bir zaman öldürgeci. kafamı dagıtayım diyorsanız oynayın.. bir de bu oyunların güzelligi şudur ki örnegin kompeks oyunları bırakıp sonra geri döndügünüzde neydiniz, ne oldunuz hatırlamanız gerekir.. oysa cake mania ve benzeri oyunları isterseniz bir sene sonra oynayın hiçbişey hatırlamanız veya sürdürmeniz gerekmez, bu yüzden galiba dash game diyorlar bunlara :) bir başladın mı çekirdek gibi, bırakamıyorsun :)
Hasretinden Klavyeler eskittim ulan Diablo
- Ağustos 08, 2009
- By Ova (Excuse My Reading)
- 6 Comments

şu tank oyununu oynardım atarimde.. ve ne zevk alırdım yarabbim! o ortadaki kuş gibi şeyi korumaya çalışırdık diger tanklardan, bir de kırdıgımız tuglalardan güçler falan çıkardı..
ya atari çok zevkli bişeydii..
bir tane de uçaklısı vardı daha dogrusu uzayda uçuyodunuz, çeşitli haşır ve böcürden kah kaçarak kah onları vurarak.. sonunda da "attack delta target" omigron target falan diye bişi çıkardı hey gidi günler...
şimdi grafiklerine tiksinti ile baktıgımız bu oyunlar ne zevkliymiş zamanında be, hatırlayınca titredim :)
Gel gör beni beni Loco roco ne eyledi
- Temmuz 12, 2009
- By Ova (Excuse My Reading)
- 2 Comments

Wii den ve ps2 den sonra artık bir de PSP im var!!! üstelik çilek pembesiii-kırmızısııı
Evet hiç vakti olmadıgı halde oyun ve oyun konsollarını eve toplayıp getiren mal benim. Sevgili arkadaşım Onur geçen sene süper bi oyun bilgisayarı almamdan sonra bana sürekli şu oyunu oynadın mı bunu oynuyon mu diye sorar olmuştu.
Hayır oynayamadım tabi ki! sabah 6 aksam 7 yani evde olmadıgım saatler..akşam eve gel aç kocayı ve karnını doyur topla sofrayı bıtbıtbıt vakit mi var bir de yüksek lisans.
işte bu yüzden, sabah akşam serviste oynarım lan diyerekten ingilteredeki bu konsolları -PSP- gördükten sonra dayanamadım aldım. zaten turkiyede 600 se ordan yarı fiyatına geliyor, tabi garantisi sadece orda geçerli ama olsun :D
İşte konsolu aldıgım yerde tanesi 10 pound a oyunlar vardı. (burda en ucuzu 80 ytl, sokayım emi)
LocoRoco ile böyle tanıştım..
Allaahıııım sana geliyorum ya böyle mandirik bi oyun olamaz. mandirik nedir? bilmem. löpçük gibi bişey var alvin and the chipmunks gibi sesler çıkarıyor. çiçekleri yiyip büyüyosunuz falan. loğdur loğdur yuvarlanarak dağları bayırları ve zorlu engelleri aşıyosunuz. ama nasıl tatlı nasıl güzelll.
Deniz, bu yazıyı okursan, aklıma hep sen geldin valla. süper mario galaxy ile beni sen tanıştırmıştın ben de seni loco roco ile tanıştırıyım hala tanışmadı isen, al oyna manyak bişey bayılırsın..
vadavayidüüü gagaridatyüü diye şarkı söylemiyolarmı, locorocolar gibi tombik oldugumdan mıdır nedir çok sevdim ben bu civanları.
trailer ı da burada!
Sims 1 i de oynardım, ikiyi de deli gibi oynuyorum. en son apartment life ı aldım.
Aslında bu post un amacı simlerimi göstermek.
ben sims 2 oynarken iki şeyden zevk alırım ve şaşmam
1- simlerime aptalca isimler vermek
2- simlerin hepsini akraba yapmak
işteee şimdi karşınızda riverblossom ve bella dova cove un en ateşli bebekleri:




Veee son olarak da, benim en sevdiklerimden biri olan Motor Kalaba yı görüyoruz efenim.
simlerime custom content lerini peggy sims, mod the sims 2 , xm sims, holy simoly gibi sitelerden alıyorum.
Bebeklerimi social worker lar kapıp götürüyor. ama götürsünler çok çirkin oluyo piç kuruları.
haaa bir de eşşek gibi aglayan erkek simlere bayılıyorum. GiiGGuuurahahahahah diye gülerek ağlatıyorum onları...
iyi simlemeler!
Aslında bu post un amacı simlerimi göstermek.
ben sims 2 oynarken iki şeyden zevk alırım ve şaşmam
1- simlerime aptalca isimler vermek
2- simlerin hepsini akraba yapmak
işteee şimdi karşınızda riverblossom ve bella dova cove un en ateşli bebekleri:

Bu esmer güzeli ise, -böyle seksi göründügüne bakmayın helikopterle işe gidiyor kendisi- Şıllık Bıgıdı.

bu allahın cezası huysuz maymun un adı da Masumcuk Nomik. Kendisi işten atılma konusunda tam bir uzmandır...

Bu şeker şey de Çömlek Topitoş.

Veee son olarak da, benim en sevdiklerimden biri olan Motor Kalaba yı görüyoruz efenim.
simlerime custom content lerini peggy sims, mod the sims 2 , xm sims, holy simoly gibi sitelerden alıyorum.
Bebeklerimi social worker lar kapıp götürüyor. ama götürsünler çok çirkin oluyo piç kuruları.
haaa bir de eşşek gibi aglayan erkek simlere bayılıyorum. GiiGGuuurahahahahah diye gülerek ağlatıyorum onları...
iyi simlemeler!
Hellgate London : Yalnız bir Evoker'in hüzünlü öyküsü
- Şubat 11, 2008
- By Ova (Excuse My Reading)
- 0 Comments
Zebanicik, Londra 'da ne şin var , dil öğrenmeye mi geldin?
Efenim, Hellgate London çıkalı yıl oldu, ben de bayadır oynuyorum, ama velakin yazıyı yazmak bugüne kısmetmiş. Hellgate London, bildigimiz veya hala bilmedigimiz gibi, şeytan ve zebanilerin, ruhlarla kötülüklerin, kısacası cehennemin Londrayı basmasını konu alıyor.
Oyun, Öyle bir Diablo-vari biçimde pompalandı ki bize, çogumuzun tepkisi oynadıktan sonra bu muymuş?? Oldu. İddialı geldi mübarek sonuçta. 6.7 gb lık bir oyun. Videoları mükemmel..
Bişeyler bekliyosun sen de ister istemez. Ben kendi adıma oyunu tatmin edici buldum, ama başıma işler geldigi için gene de bitiremedim.
Son questlerden biri oldugunu tahmin ettigim bir yerde takıldım habire yeniden başlıyor quest.
Benim bu şikayetimden de anlayın ki, oyun biraz bug'lı, evet.Ve ne yazık ki bizi raid sineksavar kurtaramıyor...
Gelelim oyunun genel yapısına!
Ben genelde Büyücü ile oynarım, O bakımdan summoner bana çok pasif geldi, Saldırgan
davranışlara yatkın olabilecegim Evoker i tercih ettim. karakter yaratma ekranı da hoş yani, boyunu posunu, şişkolugunu, saçını , gözünü her şeyini istedigin gibi şekillendirebiliyorsun. Ve karakterimizi seçip oyuna giriyoruz. Ben büyücü seçtim ama, Guardian ve Blademaster tarzı meele yogunlukta dövüşçüler, bir adet Archer-Marksman, bir adet Engineer da mevcut. Ayrıca Summoner de var.Oyuna girer girmez bir incoming video transmission uyarısı geliyor ve anam! diyorsunuz. Fekat bu süpper teknolojik izlenim, bir kaç dakika sonra ortama alışınca bitiyor. Özellikle de metro istastyonuna girip, kimi npc lerin içinden geçtiginizde. Bir oyunda en kıl oldugum seydir. O bir insansa ben içinden geçemem! 6.7 gb lık oyun yapmışsın, hala adamın içinden koşarak geçebiliyorum, olmaaaaaz!
Eleştiriler bir bir başlıyor : Yaratık
Sonra, yaratıklar... tanrım aynı yaratıkları sadece renklerini ve isimlerini değiştirerek kullanmak.. Tamam bu Diabloda da vardı biraz ama Diablo'da en aızndan mekanlar Act'lar arasında geçtikçe bambaşka oluyordu. Ayrıca yaratıkların unique ligi vardı, her act ta değişik ve oldukça garabet yaratıklar etrafımızı sarıyordu.
Ama Hellgate'de Act - Bölümler arasındaki mekan farklılıgı : hiç yok!!! sürekli aynı yer altı koridorlarında, aynı sokaklarda, aynı metro raylarında koşturuyorsunuz. Eh dogal olarak bir yerden sonra içinize sıkıntılar basıyor. Hadi yaratıkları geçelim, ama mekanlar çok önemli.Oyunun en başından beri aynı koridor ve sokaklar yahu. Bomba bir oyun yapıyorum diye piyasaya çıkıyosun, Kabul edilemez!
Peki ya Eşyalar?
Eşyalar oyunun yüz akı sevgili oyunseverler. O kadar çeşitli silah ve ıvır zıvır var ki, hele silahlara bir çok şeyin takılabilmesi ve çıkarılabilmesi olayı süper. Bunu çözebilmek için oldukça vakit kaybettim aslında ama bu tamamen benim çapsızlıgım olabilir :)
Silahınıza ister relic, ister rocket ve battery takabiliyorsunuz. Ve çeşitli statlarınızdan düşüyor bu taktıgınız seyler.. Yani şöyle. diyelim normalde willpowerım 40. Giymek için 5 willpower gereken bir giysi var, bunu giyince artık willpowerınızdan 35 kalıyor, yeni giysiler giymek için.
Bu şekilde tüm özellikleri doldurup manyak itemler yarattıgınızda çogu kez giymek için level atlamayı bekliyorsunuz, ve eksik olan stat'ınıza basıp itemi giyiyosunuz :) zevkli yani, oyunu sürükleyen en önemli unsur oldu benim için.. tabi sizi bilemem
Skillerden haber ver bir de
Skiller, yine beni üzen bir detay oldu. Ya da belki Evoker için bu olay söz konusu. Büyük bir iştahla bekledigim Level 20 üzeri büyüler o kadar tırt tı ki.. Hep düşük seviye büyüleri geliştirerek oynadım bu yüzden : Ben evoker cigimi, Aşağıdaki bulanık da olsa skilleri gösteren

resimde de daire içine almış oldugum skillerine yogunluk vererek bir ölüm makinesi halne getirdim.
Summon ember yeteneginize +4 tane summon etmenizi saglayacak kadar yardımcı olacak bir zırh veya eşya bulursanız demeyin keyfinize. önden koşan küçük köpek formatındaki bu emberlar yaratıkları oyalarken siz üstlerine ateş yagdırabiliyorsunuz. Bu emberlar köpek gibi, insan duygusal bag bile kuruyor be. Hatta öldüklerinde "açılın ulen köpekleeeer kıydınız minigime" diye zombilere dalıp geberebilirsiniz... :)
Toparlamak gerekirse, Ateş kısmının ilk büyüsü Firestorm ve diger bir büyü olan Demon spine benim major saldırı büyülerimdi. Tabi bu büyüleri silahlar yardımı ile kullandıgımızı da söylemeden olmaz. Bunların yanında, bir de Lightning field alınırsa, önden emberlar yollanır, bir lightning topu atılır, sonra zaten o kadar kolay oluyor ki öldürmek geri kalanları.
Bir de bu yetenek agacının açıklamaları berbat ötesi, hiçbir şey anlaşılmıyor, kınıyorum. Nedir bu diye alıp puan harcamak zorunda bırakan cinsten.
Sonunu göremedim, kaldı gözlerim yaşlı
dedim ya takıldım kaldım bi yerinde mendebur oyunun... İnanın şu oyundaki Grotesque yaratıgı gibi silkindim o an, ama death maggotlarım düşmedi. Şu an 5 kere bitirdim aynı questi ama hala olmuyo, bug lı bu oyunu alıp evirin cevirin, ben söylemeden içimden geçeni yapın sayın yapımcılar.
Saatlerini harcadıgın oyunun bitmeden böyle çakılması boktan durum tabi, aynı şey Divine Divinity de de ana questin heder olması , gelmesi gereken bir karakterin gelmemesi şeklinde başıma gelmişti. İnsan üzülüyor tabi...
O yuzden oyunda save mekanizması olmadıgı için, size tavsiyem oyunun directory sinden de arada bir save ediniz.
Özellikle Necropolisi geçtikten sonraki Knowledge ve Leadership testlerinde...
Son kelamlar
Hellgate london, oynanabilirligi yüksek bir oyun. Yaratıkların saldırırken takılıp kalmaları veya vurdugunuz yaratıgın bir anda uzaklarda belirip orda ölmesi gibi saçma sapan hatalardan arınsa; bir de benim gibi bahtsızlar questlerin içinde hapsolmasa gönül seyran olurdu tabi, ama bence Diablo türü oyunları seviyor, keserim biçerim, çok diyalog olmasın diyorsanız, eşya zenginligi ile gözleriniz kamaşacak ve Hellgate 'i seveceksiniz. D&R da 50 ytl, yakında daha da ucuzlar, bence korsanlık yapmayın, adam gibi alın orjinalini huleyyn!!
Aha! wii ile ilgili önemli bir hatırlatma daha su olmalı, türkiyede satılan wii ler amerika veya japonyadan gelen oyunlarla calismaz. Sadece Avrupadan gelenlere çalışır, ona göre. Bu da benden size bir nintendo tavsiyesi. Gidin eglenin.
KONUNG BEN SANA Bİ KAFA KORUNGG!
- Ağustos 20, 2007
- By Ova (Excuse My Reading)
- 0 Comments
her zamanki huyum olan hıyarlıgımla, Bir kez daha ucuzluguna kanarak bir oyun aldım dienar dan (d&r)
eh, adı konung 2
aslında meretin adında hayır yok ama bakmayın canım güzel hatunlar ve yakısıklı savaşçılarla dolu kapak resmine bakıp acep diablo olmasa da bir sacred veya divine divinity olabilir mi ki? dedim kendime.
yok ama eve geldigimde cebimde eksik on milyon ve dolu dolu gözlerle anladım ki arkadaş, bazı oyunlar direk çöpe atmak için yapılmış!
kızdırmayın beni... bu ne be. osursam daha güzel bir oyun müziği çıkardı. affınıza sıgındım bir kere, ayrıca arka kısmına kazık sokulmuş gibi yavaş ve ürkek yürüyen karakterimi keşfettikten sonra oyunda kalmam 4 dakika sürmedi...
yok dedim konung a ben. yok almayın, yazık paranıza. kafa konung.ben ona konung.
eh, adı konung 2
aslında meretin adında hayır yok ama bakmayın canım güzel hatunlar ve yakısıklı savaşçılarla dolu kapak resmine bakıp acep diablo olmasa da bir sacred veya divine divinity olabilir mi ki? dedim kendime.
yok ama eve geldigimde cebimde eksik on milyon ve dolu dolu gözlerle anladım ki arkadaş, bazı oyunlar direk çöpe atmak için yapılmış!
kızdırmayın beni... bu ne be. osursam daha güzel bir oyun müziği çıkardı. affınıza sıgındım bir kere, ayrıca arka kısmına kazık sokulmuş gibi yavaş ve ürkek yürüyen karakterimi keşfettikten sonra oyunda kalmam 4 dakika sürmedi...
yok dedim konung a ben. yok almayın, yazık paranıza. kafa konung.ben ona konung.
Küçükken dedektif olmak isteyenlerden misiniz? O zaman sizi buraya alalım...
CSI: 3 Dimensions of Murder
Ben de çocukken, dedektif olmak isterdim. Ama siz bakmayın bana, ninja bile olmak istemiştim. Sonra bunun bir meslek bile olmadığını öğrenmiştim ama neyse.
Bu haftasonu CSI three dimensions of a murder ı bitirdim. Açıkçası hoşuma gitti ve yeni yazımın konusu olarak seçtim onu.
Oyunda 5 ayrı cinayeti sırası ile çözüyoruz. Birini çözmeden digerini unlock edemiyoruz. Her yerden evidence toplayıp, bunları laboratuarımızda analiz ediyoruz, bir sürü tool var ve bunlardan doğru olanlarını seçiyoruz vs. vs.
İşte Artıları:
- Oyun bence dizideki havayı yakalamıştı. Cinayetlerin plotları sağlamdı ve ara videolar kesinlikle dizideki atmosferi yakalamaya yardımcı oluyordu.
- Oynanabilirlik gayet iyiydi. Oyun Kontrolleri çabucak kavranacak cinsten..
- Grafikler güzeldi.
İşte Eksileri:
- Çok kısa sürdü! Sanırım case başına 1 buçuk saat diyebilirim, bu da 7 bucuk saat gibi bir sürede usta bir oyuncu tarafından bitirilmesi demektir.
- CSI lar grafiksel açıdan çok benzememişti, biraz daha özenilse onların tıpatıp aynısı yapılabilirdi!
Ayrıca partnerimizi kendimiz seçebilseydik keşke..
Yine de güzel oyun, cinayet çözmek istiyorum diyor ve CSI Vegas i zaten seyrediyorsanız durmayın. Pıtırkurt notunu verdi : 83!
CSI: 3 Dimensions of Murder
Ben de çocukken, dedektif olmak isterdim. Ama siz bakmayın bana, ninja bile olmak istemiştim. Sonra bunun bir meslek bile olmadığını öğrenmiştim ama neyse.
Bu haftasonu CSI three dimensions of a murder ı bitirdim. Açıkçası hoşuma gitti ve yeni yazımın konusu olarak seçtim onu.
Oyunda 5 ayrı cinayeti sırası ile çözüyoruz. Birini çözmeden digerini unlock edemiyoruz. Her yerden evidence toplayıp, bunları laboratuarımızda analiz ediyoruz, bir sürü tool var ve bunlardan doğru olanlarını seçiyoruz vs. vs.
İşte Artıları:
- Oyun bence dizideki havayı yakalamıştı. Cinayetlerin plotları sağlamdı ve ara videolar kesinlikle dizideki atmosferi yakalamaya yardımcı oluyordu.
- Oynanabilirlik gayet iyiydi. Oyun Kontrolleri çabucak kavranacak cinsten..
- Grafikler güzeldi.
İşte Eksileri:
- Çok kısa sürdü! Sanırım case başına 1 buçuk saat diyebilirim, bu da 7 bucuk saat gibi bir sürede usta bir oyuncu tarafından bitirilmesi demektir.
- CSI lar grafiksel açıdan çok benzememişti, biraz daha özenilse onların tıpatıp aynısı yapılabilirdi!
Ayrıca partnerimizi kendimiz seçebilseydik keşke..
Yine de güzel oyun, cinayet çözmek istiyorum diyor ve CSI Vegas i zaten seyrediyorsanız durmayın. Pıtırkurt notunu verdi : 83!
Güzel, küçük Bir oyun: Agatha Christie's Death on the Nile:
- Haziran 24, 2007
- By Ova (Excuse My Reading)
- 0 Comments
evet ; siz de queen of the crime yani Agatha Christie nin , bütün kitaplarını yalamış yutmuş bir hayranı iseniz, bu oyunu eminim çok seveceksiniz.Daha önce adventure company 2 adet oyun piyasaya sürmüştü, Agatha Christie uyarlaması, on küçük zenci ve dogu ekspresinde cinayet. Onlar da güzeldi, evet ama bu oyun bambaşka. bir kere 43 mb civarında, minnacık bir oyun bu. ama şaşırtıcı derecede bağımlılık yapıyor, ve başına oturdugunuzda bitirmeden kalkamıyorsunuz. bu nedenle size tavsiyem; boş bir gününüzü ayırıp oynamanız. sanki bir anda oynanıp bitirilmesi gerek çünkü.
oyunun ana amacı tabi ki katili bulmak. bunu tüm zanlıların odalarını ziyaret edip, bize verilen süre içinde belli bir item listesini o karışık odada bularak yapmaya çalışıyoruz, yani ipucu topluyoruz. ben daha fazla anlatmayayım; oynayın.
Buradan deneme sürümünü edinebilirsiniz. Ama Poirot biraz olmamış sanki, degil mi? çok fazla "parlak".. Ben David Suchet i tercih ederdim dogrusu :)
Bigjig!!! Bigjig, Lena adlı bir Rus hanım tarafından yazılmış güzel mi güzel bir jigsaw ben bayıldım. aslında bunu daha üniversitedeyken oynuyordum, ama unutmuşum gitmiş. bugun internette tesadufen gördüm ve bunu şimdilik konu kısırlıgı ceken bloguma yazmalıyım dedim. hey sen, yap-boz hastası; hani cocukken yapbozunun parçalarını muhakkak kaybederdin.. al simdi sana dijital bir yapboz: bigjig..

çok zevkli ya, üstelik her hafta bedava bir jigsaw yayınlanıyor sitede. eger ödemezseniz, default jigsawlar ile yetinmek zorundasınız ... http://www.lenagames.com/bigjig.htm buradan bilgi ve bigjig sahibi olabilirsiniz efenim, iyi yapbozlamalar..

çok zevkli ya, üstelik her hafta bedava bir jigsaw yayınlanıyor sitede. eger ödemezseniz, default jigsawlar ile yetinmek zorundasınız ... http://www.lenagames.com/bigjig.htm buradan bilgi ve bigjig sahibi olabilirsiniz efenim, iyi yapbozlamalar..
geronimo Sims 2 ile kafayi kirmak!!
evet, hmm.. nerden aldik bu oyunu? birileri kulagimiza sakin wow oynama, lanetlenirsin, hayatin biter, zombi olrusun demisti. bizde kucuk simulation man lerimize, simlerimize sokulduk.
sokulmaz olaydik..
evet simler doyumsuzdur ama maxis de cok doyumlu degil gordugum kadariyla
bu doyumsuzluk diyorum ki , sanki oyun manyaklarina zaman ve para kaybi biraz da kafayi simsle bozma olarak geri donuyor.
expansionlara doymadim ama, en cok university i sevdim sanirim. neymis?
- university
- nightlife
- open for business (ki bence bir ziyan, kötü!)
- pets
- seasons
aa tabi fonksiyonel degil de esya - saç ilavesi gibi yenilikler getiren glamour life , family, holiday gibi eklentileri de unutmayalim.
kurmasi kaldirmasi azap olsa da insan simine 30 kisi ile wohoo yaptirip 13. kez dogurtunca duygulaniyor canim...
evet, hmm.. nerden aldik bu oyunu? birileri kulagimiza sakin wow oynama, lanetlenirsin, hayatin biter, zombi olrusun demisti. bizde kucuk simulation man lerimize, simlerimize sokulduk.
sokulmaz olaydik..
evet simler doyumsuzdur ama maxis de cok doyumlu degil gordugum kadariyla
bu doyumsuzluk diyorum ki , sanki oyun manyaklarina zaman ve para kaybi biraz da kafayi simsle bozma olarak geri donuyor.
expansionlara doymadim ama, en cok university i sevdim sanirim. neymis?
- university
- nightlife
- open for business (ki bence bir ziyan, kötü!)
- pets
- seasons
aa tabi fonksiyonel degil de esya - saç ilavesi gibi yenilikler getiren glamour life , family, holiday gibi eklentileri de unutmayalim.
kurmasi kaldirmasi azap olsa da insan simine 30 kisi ile wohoo yaptirip 13. kez dogurtunca duygulaniyor canim...











