Kedilerimi çok özlüyorum..hala rüyamda görüyorum onları. çocugum gibi olmuşlardı. baktıklarında anlıyodum dertlerini. dişi olan her kedinin sahibine hissettigi gibi bana bayılmıyodu. ama erkek olan var ya, nasıl köpek gibiydi anlatamam. kıçımın dibinden ayrılmazdı. beraber uyuyalım isterdi. tv izlerken nereye gitsem gelir agzımın içine girerdi. İlk onu vermiştim ben. gitmeden once de artık mehmet iyicene kötüleştigi için odaya kapatıyodum. nasıl çıkmak yanıma gelmek istiyodu. o gözlerini bakışlarını unutamıyorum. tek sevilmek isteyen bi hayvancıktı o.
eşim mehmet te alerji ilk kediyi aldıgımız hafta hapşırıklarla başladı. sonra astım ilaçlarına, bronşitlere, ve defalarca gittigimiz değişik doktorların "bu kedileri vermezsen 45 yaşında ölürsün" ,"cigerlerinde ödem olaşabilir", "kedileri şimdi uzaklaştırsan bile astımın kalıcı olabilir" ve benzeri beyanları bizi gitgide korkuttu.
Alerji deyince insan geçer sanıyor, alerji ismini ciddiye almıyor. ilk zamanlar psikolojik bile oldugunu düşünmüştük. ama 2 bucuk yıl sonra artık zavallı kocam nefes alamıyor, geceleri uyuyamıyordu.. Bir sabaha karşı artık evin içinde soluk alamadıgından çıkıp sabaha kadar balkonda oturmuştu gariban.
Yol yoktu yani, kediler gidicekti, ya da sevdigim adam canından saglıgından olucaktı..Ondan önce tombişimi, kıllımı, müdürümü verdim. o giderken o kadar yıkılmadım biliyomusunuz, bahceli bi eve gidiyodu, hem kısa tüylü kedim bende kalıcaktı. belki onun etkileri daha az olucak diye hayaller kuruyoduk. Bu arada mehmet de benden bile kedi delisi oldugu için bir gün bile ceren atalım şu kedileri demedi.
2-3 ay içinde anladık ki hayal kurmuşuz gerçekten. 1 kedi ile de aynı şeyler devam etti. Sonra bronşit oldu mehmet.. o bronşit bizi kendimize getirdi..hayatında grip olmamış adam yataklara düştü, çok ağır geçirdi çok..Bayram günü hastanelerdeydik hiç unutmuyorum, doktor bize manyak mısınız dedi..Bi kadındı.. ben de kedileri çok seviyorum, ama bu iş böyle olmaz, bu adamın cigerlerinde ödem oluşur, enfeksiyon olur geri dönüşü yok bunun dedi. Sokaga atın demiyorum ama sahip bulun dedi. Ama oracle a aramalarımıza ragmen sahip bulamıyoduk bi türlü..
Bi kere 2 bucuk yaşındaydı, buyumuş bi kediydi, ve cins degildi. bildigin tekirdi işte, sarılı beyazlı tekirli.. kedi arayanlar ya cins istiyolardı, ya da küçük yavru. Sonra birgun annem geldi, dedi ki artık gidiyo bu kedi, kedili bi kadın buldum ona götürüoruz. Bindik arabaya.
Oracle ı evden çıkarttııgım anı unutamıyorum. Gitmek istemiyordu zorla çıkarttım. arabada delirdi zavallı. sürekli miyavlıyordu. hala düşündükçe hüngür hüngür aglıyorum. diceksiniz ki senden ayrıldıgına degil, yaşam alanından uzaklaştıgına paniklemiştir. dogru. ama napıyım, içime işlemiş bikere.
Vardık biz kedili kadına.. aman Allah komşular kadının kedilerini zehirlemişler 1 tane kedi yyok..kedileri ortada serbest gezdigi için rahatsız olmuş vicdansızlar. orda özel büyük bi kolej vardı, annem ben aglarken Oracle i elimden aldıgı gibi kolejin bahcesine attı böyle parmaklıkların arasından ittirip. nefret eder annem kedilerden. ben aglaya bagıra, kapıdaki güvenlikçiye yalvar yakar girdim içeri deli gibi kediyi arıyorum. annem bi yandan diyo ki kızım yapma etme bak burda baska kediler de var. hem büyük bahcesi var tam ona ideal bi ortam. ama ben bırakamazdım ki onu oraya.. yol vardı yan tarafta kaçsa ezilir .. hayatında araba mı gördü, sokakta kedi bile görünce pısıp kalıyordu zavallım.
Ben okulun bahçesinde onu ararken o çoktan dışarı çıkmış ve bizim arabanın altına girmiş. güç bela çıkardım onu ama yani hayatımda o günkü kadar aglamadım ben gözler oldu tenis topu.
Annem dedi ki bu kedi bu gün eve dönmeyecek.. ben o gün annemden yemin ederim bir parça sogudum. kedimizi sokaga atıcaktı..
sonra bindik arabaya, çıktık yola. annem dedi ki, bir köy bulalım köye bırakalım.. baska care yoktu çünkü, hem köyde ezilmezdi, yol ve araba yoktu hem de yiyecek bulurdu diye düşündük. Sonra Allah yardım etti, köy yolunu ararken bir çiftlige rastgeldik. Ordaki kadın -bekçinin karısıymış kendisi- çiftlikte bir sürü kedi oldugunu gösterdi bize. oraya bıraktık oracle'ımızı... sabah ve aksam mama veriyolarmış kedilerle köpeklere.
Ama tabi başta sahip yok, özgürce kırda bayırda tarlada bahçede fink atıyor kediler. Biz 3 defa gittik o çiftlige. evimize uzak baya. 3ünde de göremedik oracle'ı. her gittigimde farklı farklı kediler gördüm hepsi de şişman ve saglıklıydı.
Onu öyle özledim ki...Akşam rüyamda gördüm, ondan yazdım bu yazıyı. Umarım iki kedim de iyidir.. müdür'ü verdigim yerdeki adam onu bursaya giden birine vermiş, o şimdi bursadaymış sözde.. öldüler mi, kaldılar mı bilmiyorum kısaca.
Oracle ı verdigim yerdeki bekçiyi ayda bir arıyordum, kedimiz nasıl diye soruyodum..
ama o da ordan ayrılmış artık başkaları var ve haliyle oracle i tanımıyorlar, bir sürü kedi var burda diyolar.. kızım kimbilir nerde. öldü mü, kaldı mı bilmiyorum, içim parçalanıyor düşününce. işallah öbür dünyada kavuşucam onlara diye düşünüyorum, Allah izin verirse :(
eşim mehmet te alerji ilk kediyi aldıgımız hafta hapşırıklarla başladı. sonra astım ilaçlarına, bronşitlere, ve defalarca gittigimiz değişik doktorların "bu kedileri vermezsen 45 yaşında ölürsün" ,"cigerlerinde ödem olaşabilir", "kedileri şimdi uzaklaştırsan bile astımın kalıcı olabilir" ve benzeri beyanları bizi gitgide korkuttu.
Alerji deyince insan geçer sanıyor, alerji ismini ciddiye almıyor. ilk zamanlar psikolojik bile oldugunu düşünmüştük. ama 2 bucuk yıl sonra artık zavallı kocam nefes alamıyor, geceleri uyuyamıyordu.. Bir sabaha karşı artık evin içinde soluk alamadıgından çıkıp sabaha kadar balkonda oturmuştu gariban.
Yol yoktu yani, kediler gidicekti, ya da sevdigim adam canından saglıgından olucaktı..Ondan önce tombişimi, kıllımı, müdürümü verdim. o giderken o kadar yıkılmadım biliyomusunuz, bahceli bi eve gidiyodu, hem kısa tüylü kedim bende kalıcaktı. belki onun etkileri daha az olucak diye hayaller kuruyoduk. Bu arada mehmet de benden bile kedi delisi oldugu için bir gün bile ceren atalım şu kedileri demedi.
2-3 ay içinde anladık ki hayal kurmuşuz gerçekten. 1 kedi ile de aynı şeyler devam etti. Sonra bronşit oldu mehmet.. o bronşit bizi kendimize getirdi..hayatında grip olmamış adam yataklara düştü, çok ağır geçirdi çok..Bayram günü hastanelerdeydik hiç unutmuyorum, doktor bize manyak mısınız dedi..Bi kadındı.. ben de kedileri çok seviyorum, ama bu iş böyle olmaz, bu adamın cigerlerinde ödem oluşur, enfeksiyon olur geri dönüşü yok bunun dedi. Sokaga atın demiyorum ama sahip bulun dedi. Ama oracle a aramalarımıza ragmen sahip bulamıyoduk bi türlü..
Bi kere 2 bucuk yaşındaydı, buyumuş bi kediydi, ve cins degildi. bildigin tekirdi işte, sarılı beyazlı tekirli.. kedi arayanlar ya cins istiyolardı, ya da küçük yavru. Sonra birgun annem geldi, dedi ki artık gidiyo bu kedi, kedili bi kadın buldum ona götürüoruz. Bindik arabaya.
Oracle ı evden çıkarttııgım anı unutamıyorum. Gitmek istemiyordu zorla çıkarttım. arabada delirdi zavallı. sürekli miyavlıyordu. hala düşündükçe hüngür hüngür aglıyorum. diceksiniz ki senden ayrıldıgına degil, yaşam alanından uzaklaştıgına paniklemiştir. dogru. ama napıyım, içime işlemiş bikere.
Vardık biz kedili kadına.. aman Allah komşular kadının kedilerini zehirlemişler 1 tane kedi yyok..kedileri ortada serbest gezdigi için rahatsız olmuş vicdansızlar. orda özel büyük bi kolej vardı, annem ben aglarken Oracle i elimden aldıgı gibi kolejin bahcesine attı böyle parmaklıkların arasından ittirip. nefret eder annem kedilerden. ben aglaya bagıra, kapıdaki güvenlikçiye yalvar yakar girdim içeri deli gibi kediyi arıyorum. annem bi yandan diyo ki kızım yapma etme bak burda baska kediler de var. hem büyük bahcesi var tam ona ideal bi ortam. ama ben bırakamazdım ki onu oraya.. yol vardı yan tarafta kaçsa ezilir .. hayatında araba mı gördü, sokakta kedi bile görünce pısıp kalıyordu zavallım.
Ben okulun bahçesinde onu ararken o çoktan dışarı çıkmış ve bizim arabanın altına girmiş. güç bela çıkardım onu ama yani hayatımda o günkü kadar aglamadım ben gözler oldu tenis topu.
Annem dedi ki bu kedi bu gün eve dönmeyecek.. ben o gün annemden yemin ederim bir parça sogudum. kedimizi sokaga atıcaktı..
sonra bindik arabaya, çıktık yola. annem dedi ki, bir köy bulalım köye bırakalım.. baska care yoktu çünkü, hem köyde ezilmezdi, yol ve araba yoktu hem de yiyecek bulurdu diye düşündük. Sonra Allah yardım etti, köy yolunu ararken bir çiftlige rastgeldik. Ordaki kadın -bekçinin karısıymış kendisi- çiftlikte bir sürü kedi oldugunu gösterdi bize. oraya bıraktık oracle'ımızı... sabah ve aksam mama veriyolarmış kedilerle köpeklere.
Ama tabi başta sahip yok, özgürce kırda bayırda tarlada bahçede fink atıyor kediler. Biz 3 defa gittik o çiftlige. evimize uzak baya. 3ünde de göremedik oracle'ı. her gittigimde farklı farklı kediler gördüm hepsi de şişman ve saglıklıydı.
Onu öyle özledim ki...Akşam rüyamda gördüm, ondan yazdım bu yazıyı. Umarım iki kedim de iyidir.. müdür'ü verdigim yerdeki adam onu bursaya giden birine vermiş, o şimdi bursadaymış sözde.. öldüler mi, kaldılar mı bilmiyorum kısaca.
Oracle ı verdigim yerdeki bekçiyi ayda bir arıyordum, kedimiz nasıl diye soruyodum..
ama o da ordan ayrılmış artık başkaları var ve haliyle oracle i tanımıyorlar, bir sürü kedi var burda diyolar.. kızım kimbilir nerde. öldü mü, kaldı mı bilmiyorum, içim parçalanıyor düşününce. işallah öbür dünyada kavuşucam onlara diye düşünüyorum, Allah izin verirse :(




