4 Kasım 2011

epeydir yazmıyorum

epeydir yazmıyorum, ama yazmıyorsam sebebi belli, yeni haberler olmadığından.

markette sıra beklerken önümdeki adamın ölme taklidi yapmasını, benim buna gülmemi, sonra bu ülkede her şey çok yavaş isyanıma katılıp İtalyan çıkmasını, ya biz akdenizliyiz kardeşim kanımız kaynıyor diye kıkırdamamızı mı anlatayım? suratsız ingiliz teyzelerine rastladıgım günleri mi?

ya da öylesine bulduğum işimi,  canımı sıktıkları için cart diye bırakıp çıkmamı mı anlatayım? (adamın biri, 50 kişinin önünde, haksız yere bana cırladı, zaten maaşı da tam istediğim gibi degildi resmen çektim çıktım)

Anlatacak pek bir şey yok. günlerim durgunlukla geçiyor. Yarın türkiyeye gidiyoruz. gene xanaxları yükleneceğim uçağa binmeden. nefret ediyorum uçağa binmekten ya!
neyse 14 ünde buraya geri dönüyoruz. aslında hiç gidesim yok. çok kemikli kılçıklı bir alışma döneminden geçiyorum, bu arada türkiyeye gitmek benim için saçma olacak aslında. ama gideceğiz yapacak bir şey yok :)

24 kasımda, annelerin en seksisi, en çılgını, en umursamazı yanıma geliyor, evet annemle avrupaya açılıyoruz. Benim vizeme yamuk yapmazlarsa paris'e gideceğiz Aralıkta bir de. Annem tam 44 gün kalacak burda. Aslında işten çıkarken biraz da onu düşündüm. zaten naz burdayken çalışmıştım, şimdi annem burdayken bir de bu nemrutlarla çalışırsam iyicene üzülürüm diye düşündüm..

İnsan işe giderken ayakları geri geri gitmemeli ya.
Yani anlıyorum maddi sıkıntılar olabilir, İnanın ben erkek olsam bakacak bir ailem olsa eşek gibi çalışırım. ama çok şükür karnımız doyuyor, akmasa da doluyor, o yüzden gerçekten milletin kahrını çekip sinir olacağıma evimde paşa paşa otururum dedim. 3 tane head hunter cv mi bir yerlere submit etti bile. ama dürüst olayım, 3ü de öyle pek meraklı olduğum işler değil. gene contract çalışmak istiyorum ancak yılın bu dönemi ölü dönem. bakalım neler olacak...

benim ilk işimi bulan headhunter, anthony cik bana yeni iş bulsun, çok seviyorum o adamı :) pek çoğu gibi kaypak ve dolandırıcı değil epey dürüst birisi.

aslında aruptan ayrılırken oradaki arkadaşlara veda etmek isterdim, hepsi çok arkadaş canlısıydı, 4 güncük takıldık ama iyi çocuklardı, ama kısmet

bugün de size bu satırları gene starbuckstan yazıyorum 3 gündür evden çıktığım yoktu, bugun artık bi burnumu çıkarayım dedim :)

1 yorum:

hevesli bardak dedi ki...

Hakkında hayırlısı olsun ya. İş konusunda ben de böyle düşünüyorum, olmuyorsa zorlamanın alemi yok. Çalışana, aramaktan bıkmayana iş her zaman var.