internette uygulanan SAÇMA SAPAN yasakları protesto etmek icin 17 temmuzda taksime!!!
Bu yürüyüşe imkanı olup da gitmeyen bir daha "bloguma giremedim", "youtube açılmıyor", "cart oldu curt yasaklandı" diye şikayet etmesin!
En kısa zamanda izmirde de yapılsın Lütfen! Biz de katılmak istiyoruz! Nihayet, bu saçmalıklara tepki gösterilebilecek! Lütfen ihmal etmeyin, yayın, duyurun, gidin, katılın!
Hali hazırda youtube, google maps, geocities gibi sitelerin YASAKLI olduğunun farkında mısınız?
BÜTÜN ÖZGÜRLÜKLERİMİZ ELİMİZDEN ALINMADAN TEPKİ GÖSTERİN!
bazen sıkılınca, nazla birbirimize what the fuck!!! diye hucum eder sonra da anlamsızca güleriz. Bazen 29 yılın bittiğine inanamıyorum çünkü hala 13 yaşındaki kafada sürdürülebilir bir azgınlık yaşamaya çok açığım. nazimi çok özledim <3
Bu akşam bişeyler yapmak istiyorum, bişeyler de hep sinemaya gitmek oluyor nedense!
Değişik önerileri olan varsa yazsın. yazsın! yazsın! (ısrarcıyım..)
Şu an ofis boş, kimse yok, kendimi dokumantasyon güncellemeye adadım, tanrım şu son 1 saat de bitsin de gidelim artık.
sıkılmaktan sıkıldım...eve gidip yemek yapacagım daha pöffff..
geçen hafta astronomik bir başarıya imza atarak 300 gr vermişim. çok yokladım ama o 300 gramın nerden gittiğini bulamadım. yanii kollar hala patlıcan. ama bu da bir başarıdır. toplama bakarsan 7 kilo verdim ayol!
- oha yazın bu sıcağında ne pikniği lan?!
+ karagöl'e gidiyoruz, deli gibi serindir orası ki!!
- amaniiin ben de geliyorum!
+ gel gel! ceket almayı unutma :)
doğdugum günden beri, büyük bir istikrarla kendi başımı derde sokuyorum, sonra da nasıl yaptım ben bunu diyorum. şu an eger 3 senelik büyük umursamazlıgımın sonucunda bişeylerimi kaybedersem feci üzülecegim..
korkuyorum :(
Dostlar, değirmendereliler, romalılar, cigeri beş para etmezler, hayta ruhlular, işkolikler, baltalı manyaklar, muhallebi çocukları... işte her kimseniz.biz taşındık.
her ne kadar on numero bir taşımacılık/nakliyat firması ile anlaşmış olsam ve bizi taşımaya gelecek 5 kişilik bir "ekip" sözü verilmiş olsak da, kabzımallarla tebelleş olmaktan kurtulamadık. Dengem alt üst oldu ya uzun bir yazı yazacagım bu adamlarla ilgili. Hani memlekette, kim yapıyor lan bu işleri, var mı böyle insanlar? dediğimiz adamlar var ya, ha işte bunlar onlarmış. yazık hepsine lan. o kadar kötü durumdalar ki. yani ne bileyim, canlarının kıymetinin bile vehametinde değiller. hiçbirinin değeri yok sanki. insanlar öyle davranıyor onlar da öyle alışmış! kimisi uyanık, kimi saftirik, kimi felegin cemberinden geçmiş bu adamlar için çok üzülüyorum. lan aynı şehirde yaşıyorsun ama adam sanki marstan gelmiş böyle bişey olabilir mi ya? gerçi adama göre de sen marstan gelmesin ya o ayrı mesele. yine de evdeki kitap sayısının çokluguna işaret ederek, benimle muhtemelen ayıp olur diye konuşmadan, kocama "able ügretmen mi?" diye soracak kadar meraklılar. çok ilginç bişey ya :)
bir de taşınma bittikten sonra, şirketin sahibi arayıp, herşeyi yerleştirdiler mi? zarar ziyan var mı? diyor ama, ne diyim? yok kardeşim, gelip attılar herşeyi, yerleştirmediler. hem zaten o derece pislerdi ki, bırak o eşyaları yerleştirmek için elletmeyi, nerdeyse bütün giysi ve kitapları da ben paketledim mi diyim? çok teşekkürler, herşey süperdi dedim tabi. ama cidden ya, neden böyle. adam ekip diyince ben böyle aynı tulumu giymiş 3-5 tane genç adam gelecek, hayde billah diye eldivenlerle herseyimi paketlyip yerlestirecek falan sanıyodum. babam yasında, "şunu şöyle koyar mısınız" demekten bile rahatsız olacagım ancak herşeyi input olarak vermessen ne yapacagını bilemeyen gariban adamlar beklemiyordum ki. sanırım çok fazla reklam izliyorum. -reklamlarda hersey ölümüne mutlu ve mükemmel ya- ve kabzımalların acı dolu hayatlarından ancak haberdar olabildim.