VAKAI-ANAHTARIYE : Bir unutkanlik destani


Dun normal bir gun gibi baslamisti. Butun gun hava boktandi, karnim acti, ve yorgundum. Her sey olmasi gerektigi gibiydi yani.

Saatler 17:15'i gosterdiginde, onumde oturan arkadas sanki ben cok anliyormusum gibi bir sey sordu bana. Ben Turk'um arkadaslar. Bilmiyorum diyemem. Tabii ki magrur bir sekilde ayaga kalkip arkadasimin monitorune, soz konusu probleme bon bon bakmaya gittim, planim bir iki dakika bakma ve 'hmm hmm'lama eylemini icra edip sonra arazi olmakti. Fakat sorun gercekten cok ilgincti. Daha da ilginci cocugun bana gosterdigi platformu daha once hic gormemis olmamdi. O an artik NEDENSE, NE GEREGI VARSA, ilgimi cekti. Ilgimi cekti cunku bilmeyisimin, haberdar olmayisimin derecesi beni  urkutmustu, sakin bon bon bakma planlarim LAN BUNLAR NE, NE LAN BUNLAR diye ekrana dehset icinde bakmamla yer degistirdi. Bizim ogrenci anketlerinin mobil app'ini yapiyorlarmis, bir tane JavaScript konsolu acti, oradan compile falan etti hatayi bana gostermek icin. Kaldim primat gibi bakiyorum. JavaScript ve compile?

Beynimdeki uyari mekanizmasi : SAATE BAK dediginde, ne ben sorunu anlayabilmistim, ne bir sey. Hmm yapamamistim bile, o denli apisip kalmistim. Panik icinde, Cocugumu kresten almam lazim, sabah bakariz dedim firladim ama sinirim COK bozuk. Cok. 35 yasindayim, JavaScript'teki gelismeleri takip etmek icin cok yasliyim gibi geliyor bazen. Eve gidince CV'mi print edip durum yapip yemeyi hayal ede ede cocugun okuluna gittim.

Baktim ki kapida beni yardimci ogretmen bekliyor, ve normalden farkli olarak bayagi iyi davraniyor bana. Son bir iki aydir, okula girisim cocugu KAP-CIK modunda. Cunku eskaza oyalanirsam biri muhakkak yanima gelip Kaplan su yaramazligi yapti, bu yaramazligi etti diye basliyor.  Darp, adam kacirma, dolandiricilik, ne ararsan var Kaplan'da. Neyse ben bu normalde suratsiz olan kadinin bu ekstra kibarligini gordugum an anladim bir seylerin ters gittigini. Bizim Kapis kosarken kafasini kapiya carpmis. Kadin bana bunu tatli tatli anlatti, tutanak tutmuslar onu imzalatti, Arada da bir guzel laf soktu: kendini kontrol etmeyi bilmiyormus da, dana gibi kosturuyormus da,  Neyse ben bu kagidi elime aldim, arkasinda bir suru felaket senaryosu var. Cocugu izleyin sunlar olursa doktora gidin bilmemne. Benim beynimde Kemalettin  Tugcu tarafindan yonetilen bir bolum var arkadaslar. Boyle seyler olunca orada cesitli senaryolar yazilmaya baslaniyor. O kagit parcasindaki Head trauma kelimesini gorunce beynimin o bolumu is basina gecti tabii, bayagi bir moralim bozuldu.

Yikilmis bir bicimde okuldan ciktim, Kapisimin kucuk sicak eli elimde, otobus duragina yuruduk. Normalden yavas mi yuruyordu? Normalden sessiz miydi? Surekli bunu dusunuyorum bir yandan da. Kaldirima cokup turku cigirmadan otobuse bindik neyse ki. Otobuste seninki uyudu, inilecek duraga geldik uyandir uyandirabilirsen. Dag koylusu gibi vurdum Kaplan'i sirtima otobusten indim. Yemin ederim hayatimin en zor eve donusuydu. Bildigin sirtimda 19 kiloluk cocukla yaklasik 10 dk yurudum,..Kapiya gelince cuval gibi biraktim oglani yere. Neyse ki yagmurdan uyanmisti.

Eve geldik cok sukur derken...
Bir de baktim ki anahtarim yok.
Anahtarim.
YOK!
Kaybolmamasi, unutulmamasi icin 3 ayri anahtarlik taktigim, ustunde arabamin, evimin, bisikletlerimin kilitlerinin, is yeri kartinin takili oldugu 1.5 kg'luk yumak.
Unutmusum! Yok!

Kapis, kaldik kapida bohuhuhuhaee dedim. Kaplan aaaaaaaaaaa dedi. Cocugum benden kibar. Mehmet'e haber verildi, ama trafik varmis. Bekleyecegiz mecbur.
Bahcemize girdik, bahcede tahta barinak var oraya girdik, Mehmet'i bekledik. Neyse ki Mehmet eve geldi de kurtulduk.

Sabah uyandigimda dun olanlara ragmen mutlu ve huzurluydum.

Dongu basa donmustu. Ise geldim. Is yerinin karti nerede? Tabii ki anahtarliktaydi. Lanet olsun dostum, lanet diye cop teneksine tekme atacaktim ki, dur ya, Remi'i arayayim insin bana kapiyi acsin derken bir de fark ettim ki cep telefonumu da unutmusum!!!!

Sogukta 15 dakika bekledim. Ben erken gelip erken ciktigim icin, ekstra erken geliyorum ise. Sabah 8'den once pek kimse gelmiyor, normal calisma saatleri 9:00-17:30 oldugu icin. Biri gelene kadar popom dondu. Neyse nihayet biri geldi, iceri girdim. Masama geldim, anahtarim YOK! Delirdim. Butun cekmecelerimi, masanin altini, olasi her yeri detayli aradim. Ofisteki arkadas(su bana dun soru soran hem de): cantanda olmasin? dedi. Cantam. Dun yanimda olan cantam. Yok ya, hayir olamazdi. Cantam bana bunu yapamazdi! Normalde cantamin yan cebine koyarim anahtarimi, orada yoktu. Sonra ic kismina baktim. Anahtarliklarim bana ELLLOOOOOO dediler.

O anda gercekten kafamdan asagi bir kova buzlu su dokulmus gibi dondum. Ruhum muhtemelen bedenimden cikti, odanin tavaninda en koseye sindi, 35 yasinda, sakar, unutkan, beyninde uc hucre kalmis bedenine soyle tiksintiyle bir bakti.

Anahtarim basindan beri benimleymis.

Gulmeye basladim.
Guldum, guldum. Bir tatile ihtiyacin var dedi arkadasim. Daha yeni 2 haftaligina Turkiye'den geldim oglum ben, dedim.

Sonra nilufer yapragina kurulan irice bir kurbaga gibi masama kuruldum, boynumu gomdum, sandalyeme yerlestim. Kahvemi yudumlayarak bu yaziyi yazdim. Bunu buraya IBRET-I ALEM adina birakiyorum. Vallahi kendimi falakaya yatirabilsem, yatirir, kendine gel, derim. Bu ne unutkanlik ayol!

2 yorum:

ege dedi ki...

''beynimde Kemalettin Tugcu tarafindan yonetilen bir bolum var arkadaslar''
KOPMAK :D :D :D
bacım bir de cv'nin dürüm yapacağın yere sesli güldüm, sen çok yaşa! unutkanlıkları dert etme, gri hücrelerin sultanısın ;)

ipex dedi ki...

Gecenin birinde kahkaha attım, çok yaşa, aklınla, çılgın kaleminle bin yaşa:DD
ve seni en iyi ben anlarım dillere destan balık hafızamla:)))