İrlandalı Encıla Teyze üzerinden güzelleme: İyilik din, dil, ırk bilir mi kardeşim?

Kardeşim bir süre bizimle kaldı. vize başvurusu vs. yapacağı için kalacak yerden mektup gerekti, benim emlakçılar da tabi ki etliye sütlüye el sürmek istemeyen tembel ...ler oldukları için umursamadılar. Böylece ona bir oda tutmak zorunda kaldık.
Bu odayı ilk tuttuğumuz gün, Angela teyze ve kocası Geri (of tamam biliyorum Gary ama ben geri demeyi seviyorum işte..) ile tanıştık. Angela teyzenin önden 3 dişi yoktu, evi çok pisti, çok fazla ve hızlı konuşuyordu, paraya çok sıkışmıştı. Evinde 2 kişi daha kalıyordu ve zaten emlakçımıza sinir olmuş o ruh hali ile  adeta çökmüş, "Cambridge yöresinde olabilecek en kenafir kadını ev sahibi diye bulduk" diye üzülmüştük. Fakat heyhat, zaman bize gerçekten insan sarrafı olmaktan ne denli uzak olduğumuzu gösterdi ve bizi utandırdı.
Her şeyden önce Angela teyze son derece anaçtı. Kaplan'a bir muz önermiş, 'yemez o' dememe rağmen Kaplan muzu komple indirmişti. Encıla'nın 3 dişi torunu ile oynarken yediği bir kafa darbesi sonucunda mefta olmuş, azıcık samimiyet kurunca bize eli ile ağzını kapata kapata 'Her hafta piyango oynuyorum, bana vursa da dişlerimi yaptırsam, çok kötü hissediyorum kendimi..' demişti. O finansal zorluğun içinde kardeşim Naz'a temiz ve yeni çarşaflar almış, birlikte bu çarşafları sermişlerdi. Çarşaf serme konusundaki kolay yöntemleri henüz 2 sene önce öğrenmiş olan Encıla Naz'ın zaten bundan haberdar olması karşısında adeta şoka girmişti.
Kendisini son gördüğümde, 'Piyango bana çıkarsa siz de göreceğim adamların listesindesiniz kızlar, size piyango çıkarsa siz de beni görün e mi?' dedi ve o an kadına sarılasım geldi. Türkiye'deki villaları görüp çok beğenmiş, piyango vurursa Türkiye'den villa alacakmış Angela. Bir kere daha önyargıma lanet ettim. Ne var kadın dişsizse, ne var İrlandalı ise? hmm.
Zaten şu ülkede tanıma şansına eriştiğim 'iyi insanlar' o kadar iyiydi ki her seferinde kendimden utandım. En masum arkadaş sohbetlerinde bile şaka yollu gavur diye andığımız bu insanların yüzde sekseni kendinden başka kimseyi umursamıyor olabilir ama öyleleri var ki iyiliğin dili, ırkı olmadığının ayaklı kanıtları.
Kaplan'ın doğumundan 2 gün sonra evime gelen Kathy de bunlardan biri. O olmasaydı şu an çocuğumu emziremezdim. Sağolsun varolsun bütün iyi insanlar, mutlu yaşasınlar ve Allah onları hep korusun ki iyiliklerini sürdürebilsinler.

1 yorum:

ege dedi ki...

ayy... gidip yanaklarını mıncırasım geldi tontiş encıla'nın!! gelsin türkiye'ye, benim dişçim indirimli tarifeyle yapar onun dişlerini :)