Yurtdisinda karsilasan baliklar

Memleketinden uzakta yasarken, rastgele kalabaliklarin icinde, seninle ayni yerde dogmus, ayni dili konusan, ayni yerden gelmis birini gorursun zaman zaman. O ilk tanima aninda bir sihir var gercekten. Goz mudur, kas midir, yoksa yuze yerlesmis bakis midir birinin Turklugunu- ya da Turkiyeliligini, Anadolulugunu mu demeli- ele veren?
Evet, o da benim geldigim yerden gelmis kesin, dersin.
Sahilde kiyiya vurmus baliklar gibi olur insan o an.
Turkce kelimelerle soluk almaya calisan iki balik.
Yabancilar denizinde birbirine o kadar da yabanci olmayan ama aslinda cok yabanci ve tedirgin iki kisi.
Ben ilk geldigimde cok ozledigimden midir nedir, icinde bulundugum Ingilizce dalgasi icinde duydugum her Turkce kelimede bir mutluluk yasar ve gozlerimi kelimelerin kaynagina odaklardim. Aradan zaman gecti, cosku yerini temkinlilige birakti. Ayni yerden gelmis olmak bir ortak nokta olabilirdi, ama ortak olmayan noktalarin arasindaki cizgileri cocuk oyunundaki gibi birlestirince ortaya hos sekiller cikmayabiliyordu.
Insan kiminle ne kadar konusmasi gerektigini ogreniyor zamanla.
Dun pazar yerinde yanima iki kiz geldi. Yaz okuluna gelmisler, Turkce konustugumuzu duyduklarinda suratlarindaki o sevince cok imrendim.
Izmir'de gercekten cok sevdigim arkadaslarimdan ve ailemden kopup kendi istegimle geldigim bu yerde, baska bir insana donustum galiba ben.
Biraz daha yalniz, biraz daha olgun, biraz daha cesur, biraz daha yetiskin biri.
Cambridge'de ne zaman buraya yeni gelmis bir Turk ile karsilassam icimde, kendime, 2011'de yaninda iki bavul ve bir suru olasilikla buraya gelmis halime el salliyorum.
Cok azicik buruk, ama guzel bir duygu.

0 yorum: